Home

Anadolu’da Roma’dan önce yaşayan özgür halk zaten Hristiyanlıkla aynı özelliklere sahip ve ondan da çok önce Anadolu’da bulunan gnostiklerdi. Bu akımın temeli Sufilik olduğundan direk olarak İslam ve Hristiyanlık inancının özünü oluşturan yapıya bağladır. Hatta gnostikler, İslâm ile benzer şeyler de söylemekteydiler. İsa Peygamber’in çarmıha gerilmediğini ileri sürmüşlerdir. Bu konuda bir kesişim söz konusudur. Gnostiklerle ilgili bilgilerin bazıları aşağıda bulunmaktadır.

  • Hakiki bilgiler, yani hakikate ait ya da hakikate yakın bilgiler ancak ruhsal ve psişik gelişim yoluyla edinilebilir.

  • Ruh ölümsüzdür. Ruh dünya yaşamında bir tür hapishane yaşamı geçirmektedir.

  • Gerçek olan, fiziksel dünya yaşamı değil, ruhsal yaşamdır. ***

  • Dünya dualite ilkesinin geçerli olduğu bir gelişim ortamıdır.

  • Ruhsal gelişim yolunda en önemli bilgi kaynaklarından biri ruhsal âlemden ruhsal irtibatlarla alınabilecek yüksek bilgiler içeren tebliğlerdir ki, bunlar ruhsal bakımdan seçkin insanlara verilir.

***

Esasında gnostikler maddeci bir toplum değilmiş. Ayriyeten seküler bir toplum da değildiler. Ama Roma yine bugünkü yenilenmiş versiyonu İngiltere ve Amerika gibiymiş. Maddeci, edinimci ve köleci bir yapı dayatmışlar. Kendisi gibi olmayanları da öldürmüş ya da köle etmişler. Zaten Afrikalıları, Hindistanlıları, Kızılderilileri de modern olmadıkları için öldürmüşlerdirdi. Oysaki bu adamlar onlardan çok daha erdemli insanlardı. Bizi de yıllarca Hollywood masalları, kafa derisi yüzen Kızılderili filmleri, insan eti yiyen Afrikalı hikâyeleri ile uyuttular. Sorun onların Avrupalılar istediği gibi modern olamamaları idi.

Düşününce en dinciyim diyenin bile maddeci, edinimci ve faizci olduğu bir dünyada, ruhsal gelişime ve hakikate yönelim çok güzel arayışlardır. Döneminin çok çok ötesinde yaşamış insanlar. Tabiki bu akıma inanında kendi dininizi bırakın demiyorum. Ama bilinmesi ve faydalanılması gereken bir konudur.

Gnostikler Roma için tehlikeli bir toplumdu. Tehlikeli olmasa Roma Gnostikleri öldürmeye yeltenmezdi. 1000 yıla yakın bir süre bu insanlara saldırdılar. Amin Maalouf ise Gnostik akımın Anadolu’daki haçlı seferleri dönemindeki karşılığı olan Danişmend toplumunu şöyle anlatmıştır.

Özellikle doğuda Anadolu yaylasının perişan yükseklerinde, bu belirsiz dönemlerde Danişmend adında garip bir kişi yaşamaktadır. ‘Mürşid’ denilen bu kişinin geçmişi karanlık ve maceralıdır. Çoğu okuması yazması olmayan diğer Türk beylerinin tersine çok çeşitli alanlarda eğitim almıştır. Kısa bir süre sonra ‘Danişmendname’ olarak adlandırılan ünlü destanın kahramanı haline gelecektir”

Gnostiklerde, Hz. İsa gibi gezip insanlara yardım etmek isteyen, onları tedavi eden, onlara ders anlatan bir insanlardır. Bakın peygamber demedim lütfen karıştırmayalım. Tunceli bölgesinde azda olsa halen “Khal-Kelk” denen yeni yılda herkese hediye dağıtan aksakallı adamlar vardır. Bunlarda “Noel Baba” dediğimiz kavramın özünün halen Anadolu’da bulunduğunu göstermektedir. Yeni yıla doğru herkesin birbirine yumurta dağıtması da eski köylerde halen devam etmektedir.

Esasında Hristiyanlığın Roma ile alakası yoktur. Hatta Hz. İsa’yı çarmığa gerdiğini iddia edenlerde onlardır. Gnostik(Sufilik) inancı Roma’nın devlet sistemi için çok tehlikeli öğeler içermekteydi. Halkı istedikleri pagan dinine yönlendirmekte de başarılı olamamaktaydılar. Bu da Anadolu halkına hükmetmelerini zorlaştırmaktaydı. Hz. İsa’nın ölümünden 325 yıl sonra İznik’ten toplanan Roma konsülü kontrolden çıkan dini akımı kontrol altına alabilmek namına, Hz. İsa’nın inanışını bir paket program haline getirip devlet kontrolünde kafalarına göre şekillendirmişlerdir. Zaten yarattıkları yeni inanışta bile ciddi sıkıntılar mevcuttu. Bu yüzden Katolik ve Ortodoks kiliseler hemen ayrılmışlardır. Bu inanışı Anadolu’ya yaymaya çalışan I. Konstantin kendisi bile kilise Hristiyanlığına inanmamıştır. Erdoğan Çınar kitabında Prof. Georg Ostrogorsky’den yaptığı alıntıda Konstantin için şunları söylemektedir.

Dogma ve esasları bakımından Hristiyan kilisesinin temelini atan ekümenik konsillerden ilkinin İznik’te toplanması (325) yılında olmuştur. Konsili toplantıya çağıran ve müzakereleri idare eden İmparator, burada alınan kararlar üzerinde de en geniş şekilde etkili oldu. Kiliseye mensup olmamakla beraber –bilindiği gibi ancak ölüm yatağında vaftiz edilmiştir- Kilise’nin fiili başkanı idi.”

Onun putperest inanç adetlerine de yardımdan vazgeçmediği, hatta bizzat adetlerden bazılarına sadık kaldığı malumdur ve özellikle güneş(ışık) kültüne ısrarla bağlı bulunduğu vakası kolayca tevil edilecek bir husus değildir”

Dini özünden kopardıklarını esasında kendileri de bilmekteydiler. Bu yeni dini motifi haçla süsleyip esasında Mesih’i çarmıha gerdiklerini de açıkça beyan ettiler. Çarmıh aslında mesihe atılan golü sembolize eder onların gözünde. Bu bir hakarettir fakat zavallı Hristiyan toplumu bu sembolü o acıya ortak olmak amacıyla kullanır. Aslında ciddi bir yalana maruz kalmışlardır. Zaten Hz. İsa adına yapılan dolu heykel ve resim dolu masonik şifrelerle doludur. Anlayacağınız resim veya semboller kutsal olamaz, onlar sadece kalabalık kitleleri zihinsel olarak kontrol etmekte kullanılır. O kitleler semboller altında bir grup haline gelerek, gerektiğinde başkalarına saldırmaya bilinçaltı olarak hazırlanırlar. Ama bu kurguyu bilen mason kardeşlerimiz (üst düzeydekiler) buna bolca gülmektedirler. Çünkü çok açıkça masonik bir semboldür.2

Gnostikler işin özünü bildiğindendir ki, bu konuyla dalga geçmişlerdir. Hatta “İsa’yı assalar ipe mi tapacaktınız” diye onları eleştiren ilk dönem gnostikleri mevcuttur. En önemli soruyu soruyorum. İnsanların Haç’a germekle korkutan bir devlet yönetimi, zorla Hristiyanlaştırdığı insanların kurtarıcılarının çarmıha gerilişini figür olarak kullanarak ne yapmak istedi? Acındırmak için mi? Yoksa inancın temeline korku ekmek için mi?

 Gnostikler doğru bir cevap vermişler yani, Bakalım bu haç figürleri nerelerden süzülüp gelmiştir hayatımıza? Antik mısır olabilir mi acaba? Tabiki Evet.

1

Kimsenin dinine de hakaret etmek istemem. Ama haçı vampire tutma olayı tamamen saçmalık o zaman, vampirin daha da hoşuna gider. “Biraz daha yakından tut” der. Yani bir inanç eski Mısır inancına bu kadar benzer olabilir.

Bu noktada modernlik konusuna geri dönüş yapalım. ‘Modernus’ kelimesi paket ürün haline getirilip tahrip edilmiş Hristiyanlığın Roma’daki yeni adıdır. Modern bir din ürettiler, artık devlet kontrolünde, tam devletin istediği gibi bir din yaratılmıştır. Mesih’i de preatorlerin (Atanan Valilerin) özgür insanlara yaptığı gibi çarmıha germişlerdir. (Spartacus dizisini izleyenler hatırlayacaklardır) Roma gibi köleci bir toplum artık profesyonel bir dine de sahip olmuştur. Artık Bu modern dine inanmayanlar tanrıya karşı geldiği için yakılmalı, işkence ile öldürülmeli idi. Tabi Roma köleciliğine alışık olmayan Anadolu toplumu katli, konsiller aracılığıyla köleciliğin temelleri dinen onaylanmıştır.

Eğer bir kimse, bir köleye inancını bahane ederek, sahibini küçümsemesini, ona itaat etmekten uzaklaşmasını ve ona, efendisine iyi niyetle ve onuru ile hizmet etmemesini öğretirse ona lanet olsun” -Çankırı Konsili Kanun no: 3-

Hz. İsa köleci miydi yani? Benim bildiğim Hz. İsa kiliseye gitmezdi. Zaten kilise diye bir şey de yoktu. Gizlenip öğretilerini yaymaya çalışan bir insandı. Zaten açığa çıktığında da öldürüldü. Yani bu adamlar sadece Hz. İsa öğretilerini bir tekele bağlayıp, istedikleri gibi mazlum halkı sömürmüşlerdir. Anadolu’nun yerli inancı olan Gnostisizmi ise alıp Hristiyanlığa dönüştürerek, eski dönem Mısır paganlığına çevirmişlerdir. Hristiyanlık diye üretilen dinin gerçek temelleri zaten Anadolu ve Suriye hattıdır. Roma İmparatorluğu dini deforme etmiştir. Köleciliği de dinin temeline yatırmışlardır. Onlara göre ‘Modern’ din bu oluyor.

Modern kelimesinin kökenini anladıysak tehlikeyi de fark etmişsizdir. Çünkü biri gelip sizi gerici olarak nitelendirdikten sonra kazara modernleştirebilir.

Bu yüzden değil midir, yıllardır İzmir, Bursa modern bir şehirdir de Diyarbakır, Siirt modern sayılmaz. Türkiye’nin gelişmiş yüzü bu şehirlerdeki Levantenlerden oluşurken, Türkiye’nin en çok okuma yazma oranlarına sahip olan Tunceli ve Artvin gibi illeri hak etse de modern olarak kabul edilmez. Bu iller de okuma yazma oranı çoksa beklentim, bu insanların mecliste, iş dallarında ve sermayede de en tepede olmasıdır. Ama maalesef ben isimlerini bu alanlarda çok duymadım. Demek ki okumak ta o kadar önemli değildir. Oligarşik sistemde soylu olmanız ya da soylulara yakın davranmanız sizi yukarı taşımaktadır. Bu arada İzmir ve Bursa’lı yerli ve orta sınıf arkadaşlara bir garezim yoktur. Zaten onlar da çok ünlü olmaz, oranın Levantenleri ünlü olur.

Bu ülkede Lazların kafası 12’den sonra çalışmaz, Kürtler kıllı ve karadır, iç Anadolulular pavyoncudur, esmerdir, Trakyalılar da kapçık ağızlıdır. Bir iki tane bir şey kaldıysa onlarda göz ardı edilebilir. Beyaz Türk olmak var ya, gerisi çöptür. Modern olmak ve modernleştirici olmak onların öyküsüdür.

Tek bu ülkede değil, bütün dünyada benzer bir kafa yapısını kullandılar. Afrika’daki Zenciler, Avusturalya’da Aborjinler, Yeni Zelanda’ki Anzaklar, Maoriler, Amerika’daki Kızılderililer de modern olamadıklarından yer yer yakılarak, yer yer sıtmalı yada vebalı battaniyelerde bilinçli olarak hastalanıp, yer yer göğüs göğüse yiğitçe çarpışırken can vermişlerdir. Tek sorunları modern değildiler.

Hatta araştırma yaparken küçük bir ayrıntı fark ettim. Yeni Zelanda yerlileri “God Defend New Zealand, God Save the Queen”, Tanrı Yeni Zelanda’yı korusun, Tanrı Kraliçeyi korusun adlı marşı ne alaka ise okumaktadır. Hatta modern insanın yüzünü bile görmemiş bir yerli hiç tanımadığı kraliçenin bayrağı altında o marşı okuyor. Dünyanın en ücra köşesine bile hükmünü götürme hastalığı herkeste mevcut. Hatta soyluların bazen hafta sonu av partisinde yerli insanları keyif için vurduğu çok yerde söylenmektedir. İşte modern ve modernleştirici insanın mükemmel öyküsü, ne kadar onur verici bir hikâye değil mi?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s