Home

Yazımın bu bölümünü William Cooper’dan “Apokalipsin Atlıları” adlı kitabı ile devam edeceğim. Kitapta aynı ismi taşıyan bölüm konuyla ilgili en ilginç detayları içermektedir. Hatta “Yeni Dünya Düzeni” ve “Gizli Örgütlere” en güçlü şekilde kafa tutan çalışma olduğundan, yazarın hayatına mal olmuş bir çalışmadır.

TARİH, gizli topluluk fısıltılarıyla doludur. Eski insanların yasak bilgilerini saklayanların rahipler ya da yaşlılar olduklarını söylenir. Bütün insanların yazdıklarında medeniyeti yönlendiren önemli adamlar, gizli toplantılar geçmektedir.

En eskisi Ejder Kardeşliği olarak da bilinen Yılan kardeşliği ve çeşitli adlar altına devamlılığını sürdürmektedir. Yılan kardeşliği “çağların sırlarını” korumaya ve tek ve gerçek Tanrı olarak Lusifer’i tanımaya kendisini adamıştır. Eğer Tanrı’ya, Lusifer’e ya da Şeytan’a inanmıyorsanız, bunlara inanan büyük insan kitlelerinin olduğunu anlamak zorundasınız. Ben ırkçılığa inanmam ama milyonlarca insan buna inanıyor ve bu inançların üzerine temellenen düşünce ve hareketleri beni etkileyecektir. Bu tür organizasyonların oluşmasında din daima önemli bir rol oynamıştır. Yüksek bir kaynakla, genellikle Tanrı ile iletişim kurma iddası herkesçe bilinan birkaç iddiadır.

Bu grupların sırlarının çok derin olduğu, bunları sadece seçilmiş ve iyi eğitilmiş kişilerin anlayabileceği ve kullanabileceği düşünülür. Bu kişiler özel bilgilerini tüm insanlık yararına kullanırlar. En azından onlar böyle iddia ediyorlar. Onların bilgi ve gizemi ile ilgili neler biliyoruz? Şükür ki bunların bir kısmını artık halk biliyor.

Bütün üyelerinin yetişkinlerden oluştuğu ilkel kabile topluluklarının hepsinin olmasa da çoğunuın büyük merak uyandırdığının farkına vardım. Çoğunlukla kadın ve erkek olmak üzre iki gruba ayrılırlar. Kültüre hâkim olan çoğunlukla gizli toplulukların çoğunda da bu böyledir. Bu da grubun kurumlaşmış otoriteye karşı değil, bizzat onun için çalıştığı anlamına gelir. Buna zaten kurumlaşmış otoritenin kendisi de denebilir. Bu, bütün gizli örgütlerin “Kurumsallaşmış Otoritenin Kaldırılması” niyetinde oldukları görüsşünün geçerliliğini yitirmesine neden olur. Bu, tabii ki inşaların etkileyerek büyük insan gruplarını toplayan gizli örgütler için söylenebilir. Fakat sadece birkaç tanesi bu kategoriye girer.

Gerçekte gizli topluluklar insan hayatının birçok özelliğini yansıtırlar. Herkese açık olmayan bir üyelik şekli ve buna bağlı olarak gelişen bir üye olma itibarı vardır. Bu, futbol takımları, hemşeri dernekleri gibi gizli olmayan topluluklarda bile böyledir. Bu üyelik şekli, gerçekte gizli toplulukların en güçlü silahlarından biridir. İşaret, parola veya çeşitli araçların gizli kullanımı vardır. Bu araçlar her zaman, her yerde insan örgütlerinin değerli fonksiyonlarını yerine getirmiştir. Daima gerçek sebepten farklı olarak ifade edilen sebep, bu toplulukların varlıkları için önemlidir. Bu herhangi bir şey olabilir ama genellikle kardeşlikle ilgilidir ve her yerde toplanan baskıcı gruplarda bulunur.

Yoldaşlık özellikle önemlidir. Zorlukları ya da sırları paylaşmak daima insana özel bir heyecan vermiştir. Bahriye kampının cefasını çekmiş bir kişi, talim çavuşu yâda bölük komutanlarının kurbanlarınca paylaşılan ait olma ve yoldaşlık duygusunun belkide hiç unutmaz. Bu inisiasyonla ortaya ortaya çıkan bir duygudur.

İnisiasyon: mistik törenlerle insanı ermiş yapma eğitimi.

Gizli grubun en güçlü aracı, inisiasyonu çevreleyen ayinsellik ve mittir. Bu bağlıyıcı törenlerin katılanlar için çok derin anlamları vardır. İnisiasyon gerçek bir gizli topluluğun kalp ruhunu birleştirme gibi çeşitli işlevlere sahiptir. Bahriye kampındaki gibi askeri güçlere katılma töreninde insan düşünceleri zorlanır. Ve katii emirlerle yönetme için insanlar sıraya dizilir. İnisiasyon üyeleri, bir mistiszm içinde birleştirilir.

Nefitler, (gruba yeni katılanlar) kendilerine özel bir statü kazandıran sır bir bilgiye sahip olurtlar. Neofitin tarihi anlamı, yeniden dikilmiş veya yeniden doğmuştur. Daha yüksek bir inisiasyon, gerçekte gelecek basamağa tırmanma arzunu üyelerinin hergün bu hedeflere göre hareket etmesi sağlanarak topluluğun hedefleri güçlendirilir. Bu, üyenin politik ve sosyal hareketlerinde bir değişikiliği getirir. Değişiklik daima gizli topluluk liderlerinin, hedeflerine uygun düşer. Liderlere usta denir. Bunu en iyi, emirleri düşünmeden yerine getirilmesi öğretilen bir asker tasvir eder. Bu, genellikle kumandanın toplumun yararına ya da zararına olabilecek bir emiri için askerin yararlanması ve ölümü ile sonuçlanabilir.

İnisiasyon güvenebilecek hırslı insanları bir ödüllendirme aracıdır. İnisiasyon derece sahibi üyelerinden sadece bir kaçının yüksek rütbe sahibi olduğunu görürsünüz. Bu diğer üyerlin hırslı olmadıkları anlamına gelmiyor. Bunun sebebi çok dikkatlice yapılan bir seçim işlemidir.yüksek rütbeli üyelerin çoğu bu noktanın ötesine gitmeyi başaramaz. Hiçbir zaman grubun gerçek gizli amacımı öğrenemezler. Bu noktada donan üye her zaman yapmış olduğu gibi siyasi güç temelinin bir parçası olarak hizmet eder. Şimdi siz inisiasyonu kime güvenilip, kime güvenilmeyeceğini belirlemenin bir yolu olduğunu düşünmüş olabilirsiniz.

Kimin bir usta olacağını belirlemenin bir yoluda inisiasyon sırasında, adaydan Hristiyan haçına tükürmesini istemektedir. Aday bunu reddettiğinde üyeler onu tebrik eder ve şöyle derler. “Bir usta hiçbir zaman böyle bir şey yapmaz. Sen de gerçek bir usta gibi doğru bir seçim yaptın”…

Yeni üye bunu sinirlendirici bulabilir fakat bununla birlikte hiçbir zaman yükselemez. Eğer aday haçın üzerine tükürürse, sırlardan birini bildiğini ispat eder. Hemen kendini daha yüksek bir dereceye terfi adayı olarak bulur. Sır dindir fakat kitleleri kontrol etmenin bir aracıdır. Bilgi (Akıl) onların tek tanrısıdır. Dolayısıyla insan kendi başına bir Tanrı olacaktır. Yılan ve Ejderha aklın sembolleridirler. Lusifer, sembolün kişileştirilmiş halleridir. Bil ağacından yemesi için Ademi ayartan, Havva’yı yönlendiren ve insanı cehalet duvarından kurtaran Lusifer’dir. Bilgi, bilim ya da teknoloji (bir çok çeşitli bilgi türü) ‘ye tapınma Satanizm’dir.Tanrısı ise Lusifer’dir. Gizli sembolü ise piramitteki “Herkesi gören gözdür”.

Gizli toplulukların istenmeyen etkileri ve mistik havalarının onlara anormal örgütler ve tuhaf insan grupları niteliği kazandırması bazen onlara itibar sağlıyor. İnançları, çoğunluğun inancı haline geldikten sonra artık anti sosyal olarak düşünülmezler. En iy örnek, bir zamanlar Roma imparatorluğunun altında gizli bir topluluk olan Hristiyan kilisesidir. “Bugün açık hale gelen gizli grup”, Vatikan bir zamanlar en çok bilinen ve yönelinen gruptu.

Gizli grupların çoğu genelde anti-sosyal olarak düşünülür. Sevilmeyen, toplumun genline zararlı olan öğeleri barındırdıklarına inanılır. Bu, bazı örneklerde doğrudur. Yasalarla yasaklanmış birçok ülkede komünizm ve faşizm gizli topluluklar olarak faaliyet gösterirler. Bu ülkede de genel halk nefret ettiği için Nazi Partisi ve Klu Klus Klan gizli topluluk durumundadırlar. Faaliyetleri illegal olduğundan üyelikleri de gizlidir. İlk dönemlerde, Hristiyanlarda gizli topluluk durumundadırlar. Çünkü Romalı otoriteler ilk başta onların imparatorluk için tehlikeli olduyklarını düşünmüşlerdi. Aynısı islamiyetin takipçileri içinde geçerliydi. Bu gerçek inançlılardan bazıları gizlice çalışarak, sonunda topluluk için iyi olanı başardılar.

Irak ve Suriye’deki Yezidi ve Durzilerde arapları dünyayı ele geçirmeye çalışan, gizli topluluk olarak görüyorlardı. Bugün araplar, Yahudiler için aynısını düşünüyorlar.

Birçok ilkel ya da eski topluluklarda, grubun terfi yüksel düzeyi çıkmak için inisiasyon nadir olarak adayın ölümü veya çıldırması ile sonuçlanan bir yargılamayı da içeriyordu. Bir gizli topluluğa değer biçildiğinde, sosyal hak veya haksızlıkla mukayese edilmeyeceği görülebilir. Borneo’da avcı topluluklarının üyeleri kafa avcılığını mecburu ve hürmete layık bir şey olarak düşünürler. Polinezya’da çocuk öldürme ve sefahat alemi kabul töreni için kural olarak kabul edilir. Bu topluluklarda, üye bir kabilesel işaret taşır ve bu işssareti taşıyanlar topluluğun direkleri olarak görülürür.

Kaydedilmiş tarihin başından beri bütün ulusların yönetimleri mevcut statükoyu korumak ve devleti, devlet içinde devlet gibi davranmaya çalışan ya da krulu otoriteyi devirip, onun yerine almaya çalışan azınlıklara karşı savaşmakla uğraşmışlardır. Bu teşebbüslerden birçoğu başarılı olmuştur. Fakat hiçbir zaman son bulmamıştır. İsnanın seçilmiş oılma arzusu, dünyada hiçbir gücün azaltamayacağı ya da zarar veremeyeceği bir şeydir. Bu, gizli toplulukların sırlarından biridir. Bu, onlara politik bir güç ve nüfus sağlıyor. Üyeler genellik aynı kişiye oy kullanırlar. Ve günlük işlerde hukuki ya da sosyal faaliyetlerde birbirlerini kollarlar. Herksin en çok arzuladığı şey “Ben seçilmişlere aitim” demektir

Tarihi şehirlerde tapınaklar ve kurban sunakları vardır. Bunlar çeşitli tamrıılar adına inşaa edilen tapınaklardır. Buralar doğanın sırlarına sahip olduklarına inanılan mistik kişler ve filozoflar için bir toplantı yeri işlevine sahiptir. Bu adamlar çoğunlukla, felsefi ve dini okullarda toplanırlardı.

Bu tarihi grupların en önemlisi yada Yılan yada Ejder kardeşliğidir. Gizlemli olarak biline bir örgüttüler. Yılan ve Ejderha aklı simgeleyen sembollerdir. Aklın babası “Işık getiren” olarakta çağrılan Lusifer’dir. Gizemlşer için tapınmanın odağı, Lusifer’in bir diğer adı olan Osiris’tir. Osiris, eski insanların dünyayı yönettiğine inandığı parlak bir yıldızın adıydı. Lusifer’in kelime anlamı “Işık Getiren” yada “Sabah Yıldızı” dır. Osiris’in gökyüzünden kaybolmasından sonra ortaya çıkan güneşin ise Osiris’in bir başka yüzü ya da daha gerçek hali olduğuna inanılırdı.

“Güneş, Osiris’i simgelerdi” – Albert Pike

“Sen nasıl cennetten atıldın Aahh Lusifer!” – İsaah 14:2.12

“Lusiferin cennetten atıldıktan sonra insanoğluna bir hediye olarak düşünme gücünü kendisiyle birlikte getirdiği iddia edilir” – Fred Gittings Symbolism in Occult Arts

Günümüzde yaşayan fikirlerin çoğu gizemli topluluklar ya da bazılarının çok azlimce olduğu dini törenler sayesinde oluşmöuştur. En ünlülerinden bazıları Osiris, İsis, Sabazius, Kybele ve Eleusis’tir. Plato bu grupların üyelerinden biriydi ve sırların bazılarını yazarak açıklamıştır.

Plato öldüğü zaman (sembolik olarak) büyük piramitte mezara koyulma törenmi 3 gün sürmüş ve yeiden doğduğundan kendisine saklamak zorunda olduğu sırlar verilmiştir. Platon’un bütün yazdıkları gizemlerle ilgilidir. Manly H. Hall, “The Secret Teaching Of All Ages” adlı kitabında şöyle diyor: “Eski medeniyetin aydınlanması… Kapıdan (Gize Piramiti) içeriye insan olarak giriyor, dışarıya Tanrı olarak çıkıyorlardı.” Eski Mısırlılar piramitler için “Şanlı Işık” anlamına gelen Khuti kelimesin kullanırlardı. Bay Hall, piramitlerin Mısırlıların ayin tapınakları olduğunu da kabul ediyordu.

Birçok kişiye göre piramitler M.Ö. 400 yılında meydana gelen, bir süpernova patlamışını kutlamak ve anmak için yapılmıştır. 1974’te Nobel Fizik ödülü kazanan Dr. Anthony Hewish, bir dizi ritmik radyo dalgasını keşfetti. Bunu M.Ö. 4000’de patlayan bir yıldızdan geldiğini ispatladı. Masonlar takvimlerini A.L. (Işık yılı) de başlatırlar. Modern yılı bulmak için 4000 yıl eklerler. Dolayısyla 1990+4000=5990 A.L.

George Michanowski Sky “The once and future star” adlı kitabında şöyle diyor : “Eski Sümer çivi yazısında gökyüzünün güney tarafında Zetapubpis, Gamma, Velorum ve Lambda Velorumdan oluşan üçlü bir yıldız grubunun patlaması yer alır. Ksuursuz bir yıldız kataloğunda patlayan üçlü yıldız grubunun alevlerinin 6000 yıl sonra tekrar insanlar tarafından görüleceği belirtilir. Maonların takvimlerine göre bunun 2000 yılında meydana geleceği ön görülüyordu.

Kutuplarda buzullar gittikçe büyüyor. Yetişebilen ılımlı bölgeler küçülüyor. Tropik bölgeler çölleşme artıyor. Bir buzul çağı yolda ve birden ortaya çıkacak.

Afganistan Roshanya adında eski zamanların güçlü örgütü ayrı bir ilgi konusudur. Kahire’deki eski bilgelik evinde de bu mistik mezhebin izlerini bulmak mümkündür.

Bu mezhebin inananlarını çoğunubn özel mülküyeti yoktur. Din ortadan kaldırılıyordu, ulus devlet ortadan kaldırılıyordu, örgütü yaymak ve dünyayı yönetmek için bir dizi mükemmel adam ve kadına ihtiyaç duyan yüce güçten fışkıran aydınlanmmaya inanıyorlardı. İlk olarak yalnız teker teker kontrol altına alarak, dünyanın sosyal sistemini yeniden şekillendirme planları vardı. 4. Dereceye ulaşan biri çağlar boyunca yeni üyelere bilgi vermiş olan bilinmeyen denetçilerle direkt iletişim kurabiliyordu. Akıllı insanlar kardeşlik örgütünü tekrar ortaya çıkaracaklardır.

Nazi partsinin, komünist partinin aşırı sağ ve solun yanksını duyabiliyormusunuz? Hatırlanması gereken önemle gerçek, asşırı sağ ve solun liderlerinin halen aydınlatıcı oldukları ya da kardeşlik cemiyetlerinin üyeleri olan az sayıda çetinceviz insanlar olduklarıdır. Onlar Hristiyanlık ya da Musvilik dinine mensup olabilirler. Ama bu onların sonunu getirecektir. Her zaman Lusiferyan ve enternasyonalist oldular. Kendi emellerine ulaşmak için bazen milliyetçliği kullanmalarına rağmen hiçbir ulusa bağlı değller. Uğraştıklları tek şey daha fazla ekonomik ve politik güç kazanmaktır. Her iki grubun liderlerinin, nihai amaçları da aynıdır. Bütün gezegendeki insan gücünü, doğal kaynakları ve zenginliğ kontrol etmek için karşı konulamaz bir güç kaznama peşindeler. Amaçları dünyaı8 kendi konseptlerine, Lusiferyan totaliter sosyalist bir devlete dönüştürmektir. Bu işlemde bütün Hristiyan, Yahudi ve Ateistleri ortadan kaldıracaklardır. Şimdi büyük sırlardan birini, ama sedece birini öğrenmiş oldunuz.

Roshaniyalılar, kendileri için mezhepte derler. Yeni üyeler yeminle başlayarak mezhebe sadakat ilan ederler ve şöyle derler:

“Daima sessizliğimi koruyacağım, sadakatim sarsılmayacak ve mezhebe itaat edeceğim. Bizim gizli işaretimizle kendisini tanımlamayan bütün insanları avlamak caizdir.”

Yemin, esas itibariyle günümüze kadar aynen korunmuştu, gizli işarette “bir eli alına götürüp, alnı avuçlamak sonrada parmaklarla kulağı tutmak ve diğer el ile de kol dirseğini avuçlamaktır” bu size tanıdık geliyor mu? Mezhep ‘Order of quest’ idi. Mezhep cennet ve cehennemin olmadığını, bildiğimiz hayattan tamamen farklı bir ruh durumunu vaz ediyordu. Ruh, mezhebin bir üyesi olarak dünya üzerinde güüç kazanmaya devam edebilirdi fakat ölmeden önce mezhebe üye olmak şartıyla. Böylece mezhebin üyeleri ölmüş üyelerinin ruhlarından güç kazanırlar.

Roshaniyalılar yeni üyeler kazanıp, onların mezhebin yeni kurulmuş yerlerine yerleştiriyorlar. Bazıları Hashashinlerin, Roshaniya’nın bir kolu olduğuna inanır. Roshaniya yada aydınlanmış kişilerin veya “İlluminati’nin” çeşitli kolları vardır ve heryerde olmaya devam ediyor. Kurallardan biri aynı ismi kullanmamak ve “illuminatiden” bahsetmemekti. Bu kural günümüzde halen devam etmektedir. Sanıyorum ki bu kuralı çiğnediinden dolayı Adam Weishaupt devrildi

Tarihin en büyük sırların biride kutsal kâsenin Hz. İsa’nın cüppesinin ve Cross of Crucfixion (İsa’nın üzerinde çarmıha gerildiği haç) kalıntılarının hikâyesi ve İsa’nın gerçek öldüğümü yoksa yaşayıpta bir çocuğumu olduğudur. Bu kalıntılarla ilgili birçok mit Templar Şövalyeleri etrafında dönüp dolaşıyor. Tarihi mitlerin çoğunda en azından birazda olsa damia gerçeklik payı vardır. Eğer kaynaklarım doğruysa Templar Şövalyeleri bugün İlluminatinin bir kolu olarak halen yaşamaktadırlar. Ve bu kalıntıları kendilerinden başka kimsenin bilmediği bir yerde saklıyorlar. Templar İlluminati olduklarını biliyoruz. Çünkü masonlar onları kilisenin ve Fransa’nın zulmünden kaçarken içlerine alıp korudular ve masonlar yüzyıllar sonra Weishaupt’un İlluminatisini içlerine alıp koruyacaklardı.

Templar şövalyeleri bugün masonluğun yüksek bir mertebesi olarak, templar mezhebi içinde devam etmektedir. Gerçekte Templar Şövalyeleri, “Order of Quest” in bir dalı olarak yaşıyor. De Molay topluluğu masonların bir koludur ve Templar şövalyelerinin zulmü anısına takdir edilmiştir. Muhtemelen liderleri de Jacques de Molay’dır. Bunu biliyorum çünkü genç bir yetişkin iken De Molay topluluğunun bir üyesiydim. Gizem ve ayinselliği çok severdim. Ailem localardan uzak bir yere taşınınca topluluktan ayrıldım. De Molay’a üyeliğimden dolayı donanma güvenlik ve istihbarat birimine seçildiğime inanıyorum.

İstihbaratta çalışan kişilere göre “Yeni Dünya Düzeni” başarıldığndan bu kalıntılar ortaya çıkacak, kaderin filzi ile birleşecek olan efsaneye göre, dünyanın hükümdarlığını mutlak güce verecek. Bunlar bir kişini elinde birleştirildiğinde bu kalıntılara tarih boyunca verilen öenemi ve inancı doğrulayablir. Bu ikinci dünya savaşı sırasında gizelendikleri ümitsizce Hitler’i araştırmasını da açıklayabilir. Size tekrar hatırlatmlıyım; Sizin inandığınız şey farketmez. Eğer onlar buna iananıyorsa bu sizi de etkileyecektir.

Templar Şövalyeleri, İsa’dan arta kalan kalıntıları korumak ve kutsal şehire Kudüs’e haç için gelen inanlç seyyahlarını korumak amacıyla Prieure’de Sion tarafından 11. Yy’da Kudüs’te kurulmuştur.

Prieure de Sion, Kudüs’teki Sion dağı üzerinde kurulmuş, dinsel bir tarikattır. Tarikatın amacı İsa’dan kalan kalıntıları ve Davut’un malikânesini korumak ve kalıntıları kaydetmekti. Ellerindeki bütün kalıntılar Prieure de Sion’un bulup ele geçirdiği kalıntılardır. Bu kalıntılar korunmaları için Templar Şövalyelerine emanet edildi. Kutsal kanın, kutsal kasenin bulduk bilginin kaynağına şaşırıyorum. En şaşırdığım şey ise birlikte bulmacayı çözmelerinin yetersizlikleridir. Fransa’da saklanan hazine Kudüs tapınağını hazineleri değildir. Bunlar kutsal kase, İsa’nın cüppesi, İsa’nı gerildiği çarmıhın son kalıntıları ve kaynaklarıma göre bazı insanların kemikleridir. Eğer bana doğrular söylendiyse, kemiklerin sırlarının açıklanması dünyayı sarsacaktır. Kalıntılar Fransa’da saklanıyor. Saklandıkları yeri kutsal kanın, kutsal kasenin sırrını biliyorum ama onlar ne bildiklerini bilmiyorlar. Ya da bilyorlardır.

Almanya’da Ingolstadt Üniverisitesinde Hristiyan Klisesi yasası profesörü olan Adam Weishaupt bir Cizvit papazı idi ve İlluminati’nin üyesiydi. 1776 yılında Almanya’da kurulmuş olan mezhep dalı önceleri tartışılan İlluminati’nin aynısıydı. Bu bölümün sonlşarında göreceğiniz gibi Cizvit bağlantısı önemlidir. Onun Rothschild ailesi tarafından finanse edildiği konusunda araştırmacılar hem fikirdir. Weishaupt bütün ulusal hükümetlerin, mirasın, mülkiyetin, ulusseverliğin, bireysel evin ve kökeni bütün medeniyetlere dayanan aile biriminin ve bütün yerleşmiş var olan dinlerin kaldırılmasını savunuyordu.

Böylece insanoğlu totaliter Lusiferyan ideolojiye maruz kalabilecekti. İlluminatiyi kurduğu yıl kapitalizmin ideolojik yapısı ve endüstriyel devrim ile ilgili olan, “Ulusların Zenginliği” isimli Adam Smith’in kitabı yayınlandı. Aynı sömürgecilik deklarasyonun yayınlanması bir tesadüf değildir. Birleşik devletlerin büyük mührünün bulunduğu paranın ön yüzüne bilgili kişiler baktığında, herkese bakan bir göz ve Yılan Kardeşliği’nin diğer işaretlerinin farkına varacaklardır.

Bütün öğreti aynıydı. Tariih ve inançlar WeisHaupt’un illuminati’sinin Afgnistan’daki İlluminati ve kendisine İlluminati diyen diğer mezheplerin aynısı olduğunu doğruluyor. İspanya’daki Alumbrados ve Fransa’daki Gurinets de İlluminati idi. Amerika’da bunlar jakoben klüpler olarak bilinir.. Sırlar içerisinde sırlar – ama daima bu sırların kalbinde Kardeşlik cemiyeti vardır.

Weishaupt’un ihanet etmesinden dolayı zulme uğradığında inanıyorum. Çünkü İlluminati kelimesinin kullanmama kuralını ihlal etmişti ve Kardeşlik Cemiyetini halka açıklamıştı. Kurala karşı gelerek hala gizli ve çok güçlü olan kardeşlik cemiyeti’nin çeşitli hedeflerini teşhir etti. İlluminati kirli çamaşırları ortaya çıktı. Üyeler bu iddiaları reddettiler ve bunların gerçeklik payı olmadığını iddia ettiler. Üyeler her türlü gizli anlaşma iddialarını reddettiler. Yılan Kardeşliği yem atarak av köpeklerini kullanma konusunda ustadır. Weishaupt bir aptal olabilirdi – ya da söylenenleri yapıyordu.

Weishaupt “Mezhebimizin büyük askeri gücü bütün gizliliği ile duruyor. Hiçbir zaman asıl ismi ile gözükmez, her zaman başka bir isim altında başka bir görevle ortaya çıkar demiştir.”

İlluminati’nin Weishaupt’un saltanatı döneminde mason kurumlarına sızdığı bir atmasyondur. Masonlar çeşitli kademelerinde daima İlluminatiyi ihtiva ediyordu. Bundan dolayı kolay ve istekli bir şekilde Weishaupt grubunun üyelerini içlerine alıp korudular. Masonlara gerçekten inanamazsınız. Eğer sadece sadece basit bir kardeşlik kurumu olsalardı, yasaya karşı gelen ve Avrupa monarşilerine cezaya mahkum eidilenleri içlerine alıp korumak için hayatlarını riske atmalardı. Mason otoriteleri İlluminati’nin kurucusunu nAdama Weishaupt olduğunu ve bir daha ortaya çıkamayacak bir şekilde çökertildiğini yaydılar.

Amerikalı bir mason 1826’da masonik sırları açıklayan “Illustrations of Free Masonry” isimli bir kitap yayınladı. Açıkladığı sırlardan biri de masonluk piramitinin en üst kısmında Lusifer’e tapınmaydı. “Hiram Abif’in katilinin hikayesi adlı sırrıda öğrenmş olduk”. “Hiram” aklı, özgürlüğü ve gerçeği simgeliyor. Konuşma özgürlüğünün kilise tarafından engellemesini temsil eden bir bıçakla boğazı kesilmiş. Daha sonra devlet tarafından inancın sindirilmesini ifade eden bir gönye ile kalbi dağlanmış ve en sonunda da kitlelerce aklın sindirmesini simgeleyen bir tokmakla başı ezilmişti. Bundan dolayı masonlar kitler, devleti ve kiliseyi cehaletle, müsamahasızlıkla ve tiranlıkla bir tutuyorlar. Morgan, bundan dolayı masonların Hiram’ın öcünü almaya kendini adadıkları ve kiliseyi, devleti ve kitlerin özgürlüğünü ortadan kaldırma planı yaptıkları söylüyor.

Morgan masonların karşısında büyk bir gürültüye sebep oldu. Yazar, William Morgan ortaya çıktıktan sonra bu küçük gürültü, bir anti masonik hareketin doğmasına sebep oldu. Morgan zorla kaçırılıp, Ontario gölünde boğulmuştu. Bunu masonların yaptığı iddia edildi fakat masonlar bu iddiayı bugüne kadar reddettiler. Başka kim bunu yapacaktı ki? Onların öldürdüğüne inanıyorum.

Dönemin gazeteleri Morgan’ı masonların öldüdüğünden bir şüphe olmadığını yazmışlardı. İnisiasyon yemininde masonlar üyelerinin bir sırrı açıklaması durumunda öldürüleceğini ifade ediyorlar. Bundan sonra ulus genelinde bişr kin doğdu ve bu da 1829 Henry Daneward, Thurlow Weed ve William h. Seward tarafından siyasi bir anti masonik partinin kurulmasına yol açtı. Bu dönemde anti masnik kitaplara raabet arttı. Bu da masoların ciddi şekilde üye kaybetmelerine neden oldu. Birkaç yıl böyle sürdü. 1840 yılında anti masonik ortadan kalktı. Zaman, bütün hastalıkları tedavi ediyor.

İngiltere’deki masonların tamamen kendilerine çalışan bir grup olduğunu biliyoruz. Her zaman işte terfide anlaşmalarda ve kariyerlerde kendi yararlarına çalışıyorlar. İngiliz mason kurumu, İngiliz mason kurumu, İngiliz istihabarat sızmak amacıyla KGB ratafından kullanılmıştı. İngiliz istihhbaratı, Cratham House ile eş anlamlıdır. Crathan Hause daha çok Amerikan Dış İlişkileri Konseyi’nin babası olan Kraliyet uluslararası ilişkiler konseyi olarak bilinir. Aynısının kendisinin başına gelmesinden korkan İngiliz Devlet Polisi, Scotland Yard, eşemanlarına mason örgütlerine katılmamaları için uyarı verdi. Tabii ki size hayatınız boyunca Masonların sadece topluma hizmet etmek amacıyla kurulmuş , kâr amacı gütmeyen yardımsever bir örgüt olduğu anlatıldı.

Kötülüğüule adı en çok çıkmış olan Mason locası muhtemelen İtalya’daki P2 locasıdır. Bu grup rüşvetten sukiaste kadar herşeye karıştı. P2 Vatikan’la Malta Şövalyeleri ve CIA ile direkt bağlantı içerisindeydi. P2 Locası Vatikan’a sızmayı başardı ve önemli bir darbe yaptı: Papa 2. John Paul masonluk yasağını kaldırdı. Şimdi Vatikan’da pek çok üst düzey üye masondur. Size anlatmak istediğim şey, masonluğun bu dünya üzerindeki en tehlikeli ve şeytansı örgüt olduğudur. Masonlar dünyaya hükmetmek için savaşan en büyük oyuncudur. 33. Dereceden sonra ikiye ayrılıyorlar. Bunlardan biri Lusiferyan İlluminatinin nüvesini oluşturu, diğeri ise bunun hakkında hiçbir bilgisi olmayanları kapsıyor.

Donanma istihbarat’ında birlikte çalıştığım İstihbarat ajanlarının HEPSİ masondu. Sizi daha önce de söylediğim gibi, genç iken De Maolay topluluğuna üye olmamdan dolayı bu birime alındığıma inanıyorum. Bununla birlikte bu sadece bir tahmindir.

P2, Prieure de Simon, Vatikan, CIA, Birleşik Avrupa’nın örgütleri ve Bilderberg grubu ile ilgili önemli detaylara ulaşmayı amaçlamıştım, şanslıydım. Micheal Baigent, Righard Leigh ve Henry Lincoln bunları bana verdiler. Şsanlıydım diyorum çünkü kitapta yazmış olduğum, CIA’nin köstebek dediği ajanlarının Vatikan’da olduğunu belirten “Gizli Hükümet” iddiamı onayladılar. Başkasının eserini kendine mal eden biri olarak nitelenmek istemem. Bunun için Baignent ve Leigh&Lincoln tarafından yazılmış olan “Holy Blood, Holly Grail” ve Messianic Legacy’i okunması gerkeen eserler olarak tavsiye etmeliyim. Mesihi vasiyet’in 343 ve 361 nolu sayfaları arasında gizli bir dünya hükümeti ile sonuçlanan güç ittifakını okumuştum.

Masonların birçok üyesi “sırlar içinde sırlar” ya da “örgütler içinde örgütler” olarak bilinen İlluminati faaliyetlerinden habersizdirler. Bu inisiasyonun amaçlarından biridir. Üyelerin hiçbirinden özür dileyemem ama söyleyebiliri, m ki, örgüt hakkındaki HER ŞEYİ bilmeden bşr topluluğa katılmak gerçekten bir aptallıktır. Sadece bütün testleri geçip en üst dereceye gelen masonlar nelerin gizlendiğini bilir. Sadece onlar haricilere, grup hakkındaki bilinmesi gereken açıklayabilir. Yeni üyelere ya da mevcuy üyelere neler söylüyorlar ki onlar büyük sırları bilmiyorlar. Bu bana aptalların çok fazla olduğunu anlatıyor. Mason sözcülüğü yapan çeşitli yazaları sorumlu ve suçlu görüyorum. Herkes gibi masonlar kendi evlerinin temizliğinden sorumludurlar. Gizli evin içinde bulunan gizli evdeki, gizli evde yaşayan bir kişi eğer oda sayısını ve odaların içeriklerini bilmiyorsa evi temizleyemez. Masonların evleri kokuşmuş birer pislik yuvasıdır. Eğer bana bişey olursa suçlular için masonlara bakın. Geçmişte öldürdüklerine ve gelecekte de öldüreceklerine inanıyorum.

Bütn yetişkin gizli grupların inisiasyon derecelerini uyguladıklarına inanıyorum. Üyelerini de eski İlluminati’nin dalları olarak İlluminatileştirdiklerini düşünüyorum. Hedefleri dünyayı yönetmektir. Bu grubun doktirini demokrasi ya da komünizm değil, faşizmin bir biçimidir. Doktirnleri totaliter sosyalizmdir. Doğru düşünmeye başlamanız gerekiyor. İlluminatiler Komünist değildir. Ama bazı komünistler İlluminatidirler.

  1. 1. Dünya savaşında monarşizm (TEZ), demokrasi ile (ANTİ-TEZ) yüzleşti ve bu da komünizmin şekillenmesi ve uluslar ligi (SENTEZ) ile sonuçlandı

  2. Demokrasi ve Komünizm (TEZ), 2. Dünya savaşında faşizmle (ANTİ-TEZ) yüzleşti. Bu da daha güçlü bir birleşmiş milletler (SENTEZ) ile sonuçlandı.

  3. Kapitalizm (TEZ) şimdi komünizm(ANTİ-TEZ) ile yüzleşiyor. Bu da Yeni Dünya Düzeni yani totaliter sosyalizmle (SENTEZ) ile sonuçlanacaktır.

California senatosu araştırma komitesi’nin 1953 ‘deki eğitim raporlarında şöyle deniyor “sözde modern komünizm illuminati tarafından kurulmuş medeniyeti yok etmek için uluslararası bir fesat anlaşmasıdır ve anayasamız kabul edilmeden önce burada kolonilerimizde tehlikeli seviyesine ulaştı “

California senatosu, komünizmin illuminati’nin işi olduğunu anlamıştı. Fakat dışilişkiler konseyi ile üçlü (trilateral) komisyonunda illuminatinin işi olduğunu anlayamamıştı. Doğru bir şekişlde düşünmeye başlamış olmalısınız. Düşman komünizm değil illuminatidir. Yeni dünya düzeninde komünistler bizden daha mutlu olmayacaktırlar.

Size modern gizli toplulukların özellikle, inisiasyon derecelerini – anahtar budur – uygulayan toplulukların gerçekte tek amaçlı, tek bir örgür olduklarını göstermek istiyorum. Onları nasıl isimlendiriyorsanız öyle isimlendirin – izci örgütü- , JASON topluluğu, roshaniya, kabbala, templa şövalyeyeleri, malta şövalyeleri, columbus şövalyeleri, Cizvitler, masonlar, kadim ve mistik rosae ve Crucis örgütü illuminati nazi partisi, komünist, dış ilişkiler konseyinin yönetici üyeleri, the group, ejder (dragon) kardeşliği örgtü, rosicrucianlar(doğaüstü felsefenin insan ilişkilerine uygulama yolunda kurulan uluslar arası bir derneğin üyesi), kraliyet uluslar arası ilişkiler enstitüsü, üçlü komisyon, bilderberg grubu, vatikan, russel vakfı, kafatası ve kemikler(ölümü sembolize den kafatası altına çaprazlama konulmuş kol veya bacak kemikleri), scroll&key, tarikat – hepsi aynıdır. Çalıştıkları tek nihai amaç yeni dünya düzenidir.

Aralarında birçok kişi yeni dünya düzenini kimin yöneticeği konusunda hem fikir değil. Bunun için birbirlerine ters düşebiliyorlar. Ama yine de aynı amaca doğru ilerlemeye devam ediyorlar. Örneğin Vatika dünya koalisyonun başına Papa’nın geçmesini istiyor. Bazıları Lord Maitreya’nın Yeni Dünya Düzenin başına geçmesini istiyor. Lord Maitreya cephenin önde gelenlerindendir. Tanıkların ifadelerine göre Maitreya, Bush, Gorbaçov ve yeni dünya düzeninin 10 başta gelen bölgesel liderleriyle, Malta’da bir gemide tanıştırıldı. Ben buna inanıyorum. “Dünyanın önde gelen isimlerinden yaklaşık 200 kişi 21-22 Nisan 1990 tarihinde Maitreya tarafından Londra’da düzenlenen yüksek düzeyli bir konferansta bir araya geldiler. Hükümetlerin temsilcileri ABD’de dahil Kraliyet ailelerinin üyeler, dini liderler, gazeteciler ve Maitreya’nın önceden tanıdığı herkes konferansa katılmıştı. (Prophecy Watch, Column Of Whole Wheat, No.8)

Bazıları kendilerini temsil etmek için çok para harcadı. Maitreya’nın seçilmesi durumunda Papa takdis etmek zorunda kalacaktı. Bu da İncil’in esinlenme bölümünde ifade edilan ilk hayvanın gücünü Roma’nın vereceği kehaneti doğrulayacaktı. Eğer esinlenmeyi benim gibi yorumlayabilirseniz, Papa’nın bunu başaracağını ve ikinci hayvan olarak saltanatını sürdürebileceğini de öğrenebilirsiniz.

1952’de onları tarihte ilk defa bir araya getiren ittifak yapıldı. Kara aileler, illuminati(tarikat), Vatikan ve masonlar, şimdi yeni dünya düzenine ulaşmak için hep beraber çalışıyorlar. Suçsuz olduklarını kuvvetle iddia edecekler, kendilerine karşı gelenleri ortadan kaldırmak için bütünlerini güçlerini kullanarak herşeyi yapacaklar. Bu kitabın yayınlanmasının ardından benim de onların hedefi olacağımdan hiç şüphe yok!

Önce paragrafta listelenen örgütlerden bazılarının inisiasyon derecelerini uygulamadıklarını – yada öyle görünüyorlar öğrenebilirsiniz. Bu halkın bakışıdır. Dış ilişkiler konseyine bakınız bir çok üye – aslında çoğunluğu – yönetici kadroda hiçbir zaman yer alamaz. Bunlar inisiasyonun hiçbir türüne katılmazlar. Onlar gerçekte temel güçtür ve fikir birliği sağlamak için kullanırlar. Çoğunluk gerçekte üye değildir. Ama onları istedikleri gibi düşünmeye itilirler. Gerçekte onlar kullanılşıyor. Ama bunu ya anlamıyorlar ya da anlamak istemiyorlar. Yönetici komite kardeşlik örgütlerinin nüveleridir. Evrensel bir amaca kendisi adamış olan JASON topluluğu olarakta bilinen ‘order of Quest’ adındaki örgütün üyeleridirler. Üyeler bir Dış hedeftirler. Nüveler bunların sosyal ikna yardım ve sosyal baskı ile nüfus ederler. Henry kissenger’ı böyle satın almışlardı. Rockefeller 1950’ler de o dönemler bir servet olan 50000 dolarlık bir para yardımını Kissinger’a verdi. Sevgili yaşlı Henry’i Dış İlişkiler Konseyi’nin bir üyesi yaptı. Kurala karşı gelen kişiler derhal azlediliyor ve geriye kalanlar üzerindeki derste devam ediyor. İnsanların seçkinlerin bir üyesi olmayı daima arzuladıklarını hatırlıyormusunuz? İşte bu işin temel ilkesidir.

İstinasız daima üye toplayan gerçek ise Harward ve Yale’ın gizli örgütleri olan Kafatası&Kemikler ile The Scroll&Key olarak bilinen gizli örgütlerden olan kişilerdir. Her iki örgütte tarihte illuminati olarak bilinen gizli örgütün (ölüm klardeşliği) dallarıdırlar. İngiltere (Oxford üniversitesi grubu ve özellikle All Souls College) ve Almanyadaki (Ölüm kardeşliği de denilen Thule topluluğu) aile örgütleri ile temas halindedirler. Bunları donanma istihbaratındayken öğrenmiştim. Walter Isaacson ve Evan Thomas’ın kaleme aldığı Wiseman’ı okuyana kadar neden yönetici komitenin üyelerinden bazılarının adlarını, Kafatası&kemikler topluluğu 322. bölümün adresler kısmında geçmediğini açıklayamıyordu.

‘Order of Quest’, Üçlü komisyon(Üç yönlü komisyon) ve Dış ilişkiler Konseyinin üyeleri bu ülkenin gerçek seçkinleridirler. George Bush tarikatın bir üyesidir. Şaşırdınız mı? Şaşırmamalısınız. Hitleri finanse edenlerden biri olan dedesi de bu grubun üyesiydi.

Tarikatın üyelerini kedilerini bir ulusa, krala, hükümete ya da anayasaya sadakatinden soyutlayan bir yemin ettiklerini bilmenimz önemlidir. Bu daha sonraki dönemler gerekecek olan bir bağlılık yeminini reddetmeyi de içeriyor. Onlar sadece tarikata ve onun yeni dünya düzeni hedefine sadakat içn yemin ediyorlar. Geroge Bush Birleşik Devletlerin sadık bir vatandaşı değildir. Bunun yerine Birleşik Devletlerin yıkımına ve Yeni Dünya Düzeninin şekillendirlmesine sadıktır. Bush’un Kafatası&Kemiklere üye olurken etmiş olduğu yemine göre ABD Başkanı olarak yaptığı yeminin hiçbir anlamı yoktur.

Üçlü komisyon, Batı Avrupa, Kuzey Amerika ve Japonya’nın etkili iş adamları, politikacılar ve karar yapıcılarından ıoluşan 300 kişilik çok etkili bir gruptur. Bu teşebbüs 3 bölge arasında ekonomik ve siyasi işbirliğini oluşturmak amacıyla çalışan özel bir ajanstır. Onların projesi artık daha fazla gizlenemeyen bir yeni dünya düzenidir.

Üçlü komisyon, kurucusu olan Amerikan Bankacılı patronu David Rockefeller’ın fikriydi bunun şekillenmesinde gerçek sebep ise insanların Vietnam savaşından hoşlanmamalarından dolayı Dış ilişkiler Konseyinin gücünün azalmasıydı. Üçlü komisyon hareketinin gerisindeki usa vurma ise aynı yarışa iki atın sürülmesi ille aynıydı. Bu kazanma şansını ikiye katlıyordu. Gerçek güç daima sağlam bir şekilde Dış İlişlkiler Konseyinin elinde kaldı. Rockefeller ailesi eskiden olduğu gibi, şimdi ve gelecektede her iki örgütün veli nimeti olmaya devam edecek. Rocke feller güçlü olmasına rağmen bu ülkede veya başka bir ülkede hakimiyet sahibi değildir. Gerçek gücün anahtarı ise Rockefeller özel bir Üçlü grubunun oluşturulması konusunda Bilderberg grubunun ağzını yoladığı 1972’teki Grup toplantısıdır. Biderberg grubu bunu kabul edince Rockefeller’ın adamı Zbigniew Brzezinski üyeleri topladı ve komisyonun iddia ettiği gibi 1973’te değil 1972’de üçlü komisyonu (tri lateral) kurdu.

Üçlü komisyoınun oluşturduğu tehlikenin nahtarı ise Harward’ın profesörü Samuel Huntington’ın onlar 70’ler ortasında yazdığı “Seminal Peace”(Barış Tohumu) adlı kitaptır. Prof. Huntington kitabında demoktasinin ve ekonomik gelişmenin geçesiz fikirler gibi bir kenara atılmasını tavsiye ediyor. Ortak yazarı olduğu “Crises in Democracy” (Demokrasi’deki Krizler) adlı kitabhında şöyle diyor:

“Ekonomik büyümede potansiyel taleplerin limitleri olduğunu farkına vardık. Hatta Politik Demokrasinin gelişiminde dahi potansiyel olarak talep limitleri vardır.”

George Bush’un üçlükomisyonun bir üyesi olduğu ve sadece seçilmek için kestirme bir yol olarak buna başvurduğu hatırlayın. Bütün kalbiyle komisyona, komisyonun fikirlerine ve ideallerine inanıyor. Biz demokrasinin ve ekonomik gelişmenin ıskartaya çıkartılması gerekitiğine inanan bir başkanı seçtik. Şimdi bu amaç için çalıştmaya devam ettiği size anlatıyorum. Bush, halen tarikat ve Dış İlişkiler Konseyini bir üyesidir.

JASON Topluluğu ya da JASON Bilginleri, hikâyelerini JASON Altın Post hikayesinden alıyorlar. İlluminati’nin en yüksek derecelerinden biri olan ‘Order of Quest’in dallarıdırlar. Altın Post JASON üyelerine gerçek rollarini giydiriyor. JASON gerçeği araştırmayı ifade ediyor. Bundan dolayı JASON topluluğu kendilerini gerçeği aramaya adamış insan topluluğu gösteriyor. Jason ismi ile “JASON topluluğu” kastedildiğin byük harfle yazılır. Bu gizli gruba gönderme yapıldığında kesinlikle küçük harf kullanılmaz.

Yazarın notu: ‘Jason’ ve Altın Post isminin tarihteki çeşitli gizli gruplarla ilgili derin anlamları da vardır. Hikâyede bu örnekler kendi kendisinin (Altın Post) arayan adam (Jason) oalrak ifade edilir.

Donanma istihbaratındayken okuduğum çok gizli belgelerde, Başkan Eisenhower’ın JASON topluluğunu bütün delillerin, bütün gerçeklerin, yalanların ve hilelerin teftişi ve harici sorunların çözümlerini bulmak görevlendirdiği ifade ediliyordu.

JASON grubunun(Jason topluluğunun aynısı değil) kurucuları ikinci dünya savaşı sırasında Atom Boması üretmek için, bütün ulusun önde gelen fizikçilerinin bir araya getirildiği Manhattan Projesinin üyelerinden oluşuyordu. Grubun fizik teorisyenlerinen oluşuyordu ve Birlşik Devletlerde bilimsel kafalardan oluşan en elit gruptu. 1987’ye gelindiğinde 4 Nobel ödülü sahibi üyesi vardı. Bugün JASON hükümete hiçbir yerde örneği bulunmayan bilimsel yardım sunmaya devam ediyor. Bu grup muhtemelen Birleşik Devletler’deki teknolojinin ulaştığı en yüksek seviyeyi bilen tek gruptur.

JASON gereksiz görülen durumlarda bile gizlenir. Grup üyeler listesini açıklamayı reddediyor. Üyelerden hiçbiri resmi belgelerde JASON’a üye olduğunu belirtmiyorlar. Tamamen sahneni arkasından çalışıyor. JASON ulusun en önemli güvenlik kararlarına rehberlik ediyor. Bu Yıldız Savaşlarını, Denizaltı Savaşını ve Sera etkisi ile ilgili incelemeleri de içeriyor. Ama bunlarla sınırlı değildir. Danışmanlık ücreti olarak JASON üyelerine günlük 500 dolar ödeniyor. Donanma istihbaratında okuduğum belgelere göre JASON grubu sera etkisinin kaçınılmaz bir buz çağına yol açacağını tahmin etmişlerdir.

Pentagon’a göre JASON’lar ulusun en yüksek derecedeki bağlayıcı güvenlik bölgelerine sahipler. Askeri gemilerde seyahat ettiklerinde, ya da askeri üsleri ziyaret ettiklerinde, Protokolde onlara Tuğ Amiral rütbesi veriliyor. JASON grubu ile ilgili olarak bulabildiğim diğer tek şey ise Pentagon belgeleriydi. Bu belgelerde Vietnam savaşı sırasında Kuzey Vietnam’lı askerlerin güneye sızmalarını önlemek için Kuzey ile Güney Vietnam arasında kurulan elektronik bariyer projesinde JASON’ların sorumlu olduğu belirtiliyordu. DMZ’de görev yaptım ama size bu sistemin çalışmadığını söyleyebilirim.

JASON grubunu çevreleyen sır perdesi o kadar sıkı ve sızdırmaz ki, hükümetin bir sır saklayamayacağını düşünenler, bu fikirlerini tekrar gözden geçirmek zorundadırlar. Hükümet bir sızıntı dışında JASON gizliliğini içerebiliyordu; Ama JASON grubu – sivil bir grup – daima daha iyisini becerdi. Hiçbir zaman JASON grubundan bir sızıntı olmadı. JASON Mitre Corporation tarafından yönetiliyordu. Hükümetin Mitre Corporation ile yaptığı anlaşmalar aslında JASON bilim adamları ile yapılmış oluyor. Böylece halkın yaptığı bir araştırmada hiçbir zaman JASON adı gözükmüyordu.

JASON topluluğu ile JASON grubu arasında ne fark var? Okuduğum Jason topluluğu ile ilgili dökümanlarda kesinlikle bu kelimeler geçiyordu. Kamu belgelerindeki JASON, Mitre Corporation tarafından yönetilen JASON grubunu ifade ediyor. JASON topluluğunun ise Kafatası&Kemikler ve Scroll&Key üstünde İlluminatinin en yüksek derecelerinden biri olduğuna inanıyorum. Başka bir şekilde söylersek bu üyeliğe kabulün daha yüksek bir mertebesidir. JASON grubu Jason topluluğunca kurulmuş olan belli sebeplerle Birleşik Devletler hükümetine ve Jason Topluluğuna kiralanan bir bilimsel örgüttür.

Jason cemiyeti ve grubu ile ilgili daha birçok şey biliyorum ancak bu konuda detaylı araştıama yapmış olan Grand Cameron’u kırmak istemiyorum. Araştırmasını önümüzdeki aylarda yayınlayacak. Bulgularını sizi hayrete düşüreceğini düşünüyorum.

Dış ilişkiler konseyi yarım yüzyıldan fazladır Amerika’nın Dış Politikasının önünde bir kuruluşu oldu. Dış ilişkiler konseyi iş adamlarından, bilim adamlarından ve siyasi liderlerden oluşan, global sorunlar üzerinde çalışan ve ABD’nin dış politikasında kilit rol oynayan özel bir kurumdur. Dış lişkiler konseyi Amerika’nın uluslararası lilşkilerdeki rolüyle ilgilenen en güçlü yarı resmi gruptur. Konsey İlluminatinin tarikatının 322. Bölümü olarak bilinen gizli kolunun birer bölümü olan Scroll&key ve Kafatası&Kemikler’den alınan seçilmiş bir insan topluluğu tarafından yönetilmektedir.

Dış ilişkiler konseyi, İngiliz Kraliyet Uluslar İşler Enstitüsünün bir kardeşidir. Amaçları bir yeni dünya düzenidir. Bu, New York’ta bir yemek klübü olarak da vardıysa, 1921’de kraliyet uluslar arası işler enstitüsü ile birleşip finansal tabanı J.P. Morgan, Carnegie Vakfı, Rockefeller ailesi ve diğer Wall Street banka çevrelerinden alana kadar şimdilki gücüne erişmedi.

Dış ilişkiler konsey devletimizi yönetiyor. Üyeleri yıllar boyunca tüm yürütme dalına, devlet departmanına, adalet departmanına, CIA’e ve ordunun üst mevkilerine sızdı. MERKEZİ HABER ALMA TEŞKİLATININ TÜM MÜDÜRLERİ D.I.K’NİN (CFR) BİR ÜYESİ OLA GELMİŞTİR. ROOSEVELTTEN SONRAKİ ÇOĞU BAŞKANDA ÜYEYDİ. D.I.K. basında hâkimiyet kuruyor ve Amerika’nın en ünlü gazatecelerinin çoğu, hepsi olmasa da D.I.K’ne üyedir. Devlet D.I.K. politikalarına boyun eğmektedir.

Birleşik Devletleerin yüksek mühründe Lusifer’i bilgelik halinde tasvir eden piramitteki “Her Şeyi Gören Göz” olduğunu zaten biliyor olduğunuz “Yılan – Ejderha Kardeşliğinin” eski sembolünü görüyoruz.

Deniz İstihbarat’tayken İki nükleer deniz altının kutup bir buzulun altında buluşup kenetlediğini, yılda en az bir kez yâ da daha fazla duymuşumdur. Sovyetler birliği temsilcileride bilderberg grubunun politika komitesinin, Ruslara yeni işlerinin metinleri veriliyor. Görülecek işler, alternatif üç’ün dahil olduğu birleşik uzay programını da içeriyordu. Şimdi elimde Copernicus kraterindeki bir ay üssünün resmi NASA fotoğrafları var.

Bu yolla buluşma farkedilmekten ve dinlenmekten korunmanın tek yolu. Bu buluşmalar farkedilirse yol açacağı halk isyanı her şeyi imha edecektir. “Bilim Raporu” (Science Report) adlı BBC Tv belgeseli aynı gerçekleri ortaya çıkarttı. Ancak sonra geri adım attı. Geri adım atarken gösterinin bir kurgudan ibaret olduğunu söylediler. Burada dikkat edilecek nokta “Bilim Raporu”nun ingilterede oldukça saygı duyulan kurgu olmayan bir program olduğudur. Tarihinde hiçbir zaman kurgu yayınlanamamıştır. Bu konu derin bir şekilde başka bölümde incelenecektir. Bu buluşmaları teyit edebilmem için bir şejkilde o denizaltılardan birinin bir mürettebatı olmamdan başka bir yol yok.

Alternatif üç gerçek mi, yoksa yeni dünya düzenini getirmek için başvurulan başka bir plan mi? Aslında farketmez aslında ikisinde de becerilen biz oluyoruz. Bunu ne kadar çabuk anlarsanız o kadar bilgili olursunuz.

Bilderberg grubunun üyeleri dünya meseleleri üzerine özel bir konferans için yılda bir kez bir araya gelen en güçlü sermayedarlar, sanayiciler, devlet adamları ve entelektüellerdir. Bu toplantılşar uluslararası liderlerin kaynaşması için resmi olmayan kayıt dışı bir fıursat sunmaktadır. İçinde bulundukları gizlilik zırhı ile kötü bir nam salmışlardır. Başkanlık dairesi, birinci ve ikinci dünya savaşı sırasında hiç işgal edilmeyen veya bombalanmayan tek Avrupa ülkesi olan İsviçrede’ki Lahey’dedir. Bilderberg grubunun amacı bir tek dünya totaliter sosyalist devleti ve ekonomik sistemidir. Kulak verin zaman azalıyor.

Gizliliğin yanlış olduğunu anlamalısınız. Bir toplantının gizli olması orada benim onaylamayacağım birşeyler döndüğü anlamına geliyor. Yetişkin insanların sadece süslü rütbelere girmek, mumlar taşıyıp el ele tutuşmak için düzenli olarak bir araya geleceklerine asla inanmayın. George Bush’un kafatası&kemiklere kabul edildiğinde bir tabuta anadan doğma yatıpta cinsel uzuvuna bir kurdela bağlı olduğu halde cinsel deneyimlerini ayrıntıyla anlatması sadece eğlenceli olduğu için olamazdı. Şimdi anlıyor olabileceğiniz gibi Bush düzene katılarak oldukça karlı çıktı. Bu insanlar önemli konular yüzünden bir araya geliyorlar ve içerikleri tasvip edilmeyeceğinden bu toplantıları gizli olarak gerçekleştiriyorlar. “BİRŞEYİN GİZLİ OLMASI, SAKLANMASI GEREKEN BİRŞEYLER OLDUĞU ANLAMINA GELİR”

John Robinson, Komplonun Kanıtları (Proof of Consipiracy) kitabını 1798’de yazmış ve bence bunu kitabın aşağıdaki kısmında en iyi şekilde izah etmiş.

“Hiçbir şey gizemli bir işbirliği kadar tehlikeli değildir”

Amaç yönetenlerin elinde bir sır olarak kalır. Geri kalanlar mutluluğa yönlendirileceleri tasmayı kendi boyunlarına geçirirler. Mutluluklarını arttırdıkça önlerini görmelerini güçleştiren sırrın peşi sıra yürürler.

Gizemli olmak, lidere, sahasını istediği şekilde değiştirmeye ve her türlü modaya önyargıya uyum sağlama olanağını verir. Yine bu ön yargının birer asker gibi yönlendirebilme özelliği sayesinde lidere sınırsız güç verir. Lider insanları ön yargıyla zaten birlik olmuş ve güçlerini birleştirip onları harekete geçirecek önder bekler halde bulunur. İnsanlar hayallerinin yarattığı kılavuz ile birlikte bir harekete geçtimi lider bile buraya kadar, daha fazla gidemezsiniz diyemez.

Sıradan insan sadece elit olanların inandığı kadar aptal mı? Eğer öyleyse, belki de onlar elit olanlar gerek gördüğünde görmezden gelseler istenilen yöne doğru yönlendirseler daha doğru olur. Sıradan insan hayal diyarına giriş biletinin zamanın henüz geçtiğini anladığında cevabı çok çabuk bulacağız.

Umarım size dünya güç yapısı içerisindeki gizli teşkilat ve grupların amaçlarını açıklayabilmişimdir. Umarım size bu teşkilatların gücü nasıl kazandıkları ve aellerinde tutabildiklerini anlatabilmişimdir. Seçilmiş olanların, nasıl gizlilik içinde çalışıp devletin ve basında dahil olmak üzre hayati endüstirinin içine sızarak Dünya’nın insan ve uluslarını istedikleri yöne sürdükleri konusunda bir fikriniz olmuştur. Umarım bu gizli güç yapısının totaliter bir sosyalizm şeklindeyürüdüğü gerçeğini yakalamışsınızdır. Bunlar aynı güç yapısının ürünleri olmasına rağmen, Naziler değil aralarında buna dahil olan çok zenginleri de olsa Yahudiler de değil, Nazilerle aynı kategoride oldukların komünistlede değil, bankacılarda değil ama önemli rol oynuyorlar. Umarım kendi içinize de bakmaya başlamışsınızdır. Onların gerçeği size de uyuyor mu diye?

“Amerikan Başkanı Bush ve Sovyet Başkanı Gorbaçov, bugün başlayacak olan ve Yeni Dünya Düzeni arayışlarını başlatacaklarını umdukları zirve konferansı için dün bu Akdeniz adasına geldiler.

New York Times 1 Aralık 1989

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s