Home

Masonluk, eskiden farmasonluk adıyla anılan, kuruluş esasları açısından çok eski zamanların karanlıkları içinde kaybolan uluslararası bir dernek ya da tarikattır. Modern anlamıyla 1717 yılında “Büyük İngiltere Locası” adı altında kurulmuştur. Sonra tarikat bir ayağını da Fransa’ya kaydırarak, savaşta bileğini bükemedikleri Fransa’nın içine sızıp yönetimi ele geçirmelerini sağlamıştır. Örneğin Fransız devrimi bu operasyonların ürünlerinden biridir. Bu konularla ilgili geniş bilgiyi gerekli konuda inceleyeceğiz.

Resmi tarih açısındanMasonluk kökeni Roma’ya dayanan, Ortaçağdaki ve Rönesans’taki meslek örgütünün değişik bir biçimde devamı olarak ortaya çıkmıştır. Bu örgüt duvarcılık zanaatının ustalarının örgütlendiği ve bilgilerini paylaştığı bir yapı idi. Zamanla içine sızılan yapı, meslek örgütü yapısını kaybetmiş ve karanlık çevrelerin örgütlenme mekânı haline gelmiştir. Paul Naudon “Masonluk” adlı kitabında konuyu ‘Operatif’ ve ‘Spekülatif’ masonluk iki ana alt başlığa ayırmıştır. Operatif masonluk: Somut anlamıyla duvar ustası anlamına gelirken, Spekülatif masonluk için Naudon şöyle demektedir: “Kafa ve fikir çalışması”. Operatif (Klasik anlamıyla duvar ustalığı) masonluk bildiğiniz anlamıyla yok olup yerini ‘Spekülatif’ olana bırakmıştır. Bu arada konuyu bilimsel olarak incelediğini söyleyen Naudon’un kendisinin de mason olduğunun bilinmesinde yarar vardır.

Masonluk, geçmiş çağlarda başka isimlerle anılırdı. Babil, Mısır ve Asur’da rahip takımının farklı isimleri ile anılmıştır. Örnek vermek gerekirse “Amon” rahipleri Antik Mısır’da “Mason” rahiplerinin yerini alırlardı. Uzay/Zaman üzerine günümüz toplumunun bile ulaşmaya henüz başaramadığı sırlara haizdiler. Bilgilerinin temeli çok daha eski medeniyetlere dayanmaktadır. Sanırsam halen bu konuda klasik bilimden çok ileride bulunmaktadırlar. Bu karanlık bilginin kökeni ise varlığı halen tartışılan Atlantise kadar uzanmaktadır. Bu konuyla ilgili yazıyı ilerleyen günlerde yayınlamayı düşünmekteyim. Hatta Naudon’un kitabında bir İngiliz olan Dr. Olivier’in masonluğun kökleriyle ilgili yazdığı kitabından yaptığı alıntıda ilginç bir detay göze çarpmaktadır. “Masonlukla ilgili çok eski söylentilere göre –ki ben de bu söylentilere katılıyorum- derneğimiz, bu yer yuvarlağının yaradılışından çok önce, çeşitli güneş sistemleri içinde mevcut bulunmaktaydı.”

Masonluk batıni (ezoterik) bir yapı olmakla beraber gizlilik ve sembollerin önemine dayanan bir yapıdır. “Loca” kelimesi ‘seçkin’ ve ‘soylu’ kişilerin tiyatro, stadyum vb. oturması için onlara özel ayrılmış mekânlardır. Yani masonluk esasında soylulara hizmet eder ki bu olay kelime kökeninden basitçe anlaşılabilir. Burası sıradan insanlar için değildir. Yani yaradılışları ile diğerlerinden özel ve üstün olan insanların dâhil olabileceği bir kurum iddiasındadırlar.

Masonluk, aynı cemaat tarafından “Karanlığı aydınlatan ışık” diye anılır ama kendi cemaati hariç kimseyi aydınlatmayan bir ışıktır. Hatta masonluk haricinde kalanlar için karanlıktır. Toplumu ayrı bir kenara koydukları, kendinden olanları ayrı bir yana koydukları malumdur. Bu da ister dini, ister etik olarak gayet hastalıklı bir durumdur.

Alt seviyelerde önlüksüz masonlar, rotaryan ve lionslar hayır işleri gibi şeylere cuzi bağışlar verirler. Bazı toplantılarda okuyamamış kızlara yardım ederler, okulun birine 3-5 bilgisayar alırlar, fakir bir çocuğa tekerlekli bir sandalye alarak duygulara dokunacak ucuz hayır işlerine girişirler. Bu şekilde cemaatin tepesinin yaptığı karanlık işlere kılıf uydurulur.

Üst taraftaki masonlar ise büyük ihalelerde birbirine yardım etmeler, mahkemelerde kıyakçılık yapılması, istenen siyasi partiyi ele geçirme, silah kaçakçılığı, uyuşturucu satıcılığı, mafya ilişkileri ve yeri geldiğinde suikast ağları ile ilgilenirler. Kısacası güç ve para kaynaklarının domine edilmesi ile için çalışılır”. Bunları göz önünde bulundurduğumuzda kendilerine yakıştırdıkları hayırseverlik ve hümanizmleri tekrar gözden geçirilmesi gereken bir durumdur. Yani alt taraftaki basit verici temel anlayış tamamen bir gösteriş ürünüdür.

TEMEL AMAÇ:Demokratik bir sistemin güç erklerini batıni yollarla ele geçirip, örtük “oligarşik” bir yapıya dönüştürmektir.”

Masonluk demokratik bir sistemi sömürebilmek için çok uygun bir silahtır. Herkes özgürlüğünü yaşamak isterken, Masonluk bu istemi siz fark etmeden “Oligarşik” bir yapıya dönüştürür. Bu yüzden en demokratik sistem bile o toplumda kimseyi mutlu etmez, şikâyetler de bitmez. Çünkü sızan virüs her parçayı ele geçirmek ister.

Maskenin ardında ne olduğu birçok kez ortaya çıktı. Bütün Dünya’da yankı uyandırmış olan “Temiz Eller” operasyonu, İtalya P2 mason locasının deşifre olmasını sağlandığında savcılara yapılan baskılar, üst düzeyde engellemeler, suikastlar hiç bitmemiştir.

Temiz Eller Operasyonu sayesinde İtalya’da 3 bakan, 43 Parlamento üyesi, 43 general, 8 amiral, gizli servis şefleri, yüzlerce üst düzey bürokrat ve diplomat, İtalya’nın dört büyük şehrinin polis şefleri, sanayici ve finansörler, ünlü Corriere Della Sera gazetesinin editör ve yayıncısı da dâhil olmak üzere 24 gazeteci ve ayrıca bazı ünlü televizyon yıldızlarıve daha birçok ünlü isimin buraya üye oldukları ortaya çıktı.

Lucio Gelli, Loca’nın büyük üstadı idi. Her yerden istediklerini ele geçiren bir sistem oluşturmuşlardı. Esasında Silvio Berlusconi bile bugün bu grubun üyesidir. Ülkenin tamamını ele geçirmiş durumdadırlar. Hatta Koç ailesinin yakın ortakları olan Agnelli ailesi (Kendilerini yüzlerce büyük şirketin içerisinden Fiat ile hatırlamanız bile yeterlidir) en üst düzeyden bu tarikata üyedir.

Savcı Antonio Di Pietro, 7 bin 417 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu. Bunlardan 4 bin 436’sı için yasal işlem başlattı. Aynı tarihler içinde 463 parlamenterin dokunulmazlığının kaldırılması için girişimde bulundu. 911 işadamı ve 2 bin 993 kamu görevlisini adalete sevk etti.

Aralarında eski Başbakan Bettino Craxi’nin de bulunduğu 12 eski bakan veya parlamenter hakkında tutuklama kararı verdi, 428 trilyon liralık rüşvet olaylarını ortaya çıkardı.

Burada kısa bir yazı var konu hakkında. Araştırırsanız çok daha fazlasını rahatça bulabilirsiniz.

http://www.jurnal.net/dunya/2009/01/25/italya-nin-ergenekon-u-gladio.htm

Bu sistem uluslararası çalışan bir yapıdır ve tahmin edilebileceği gibi birbirine entegredir. Bu noktada en tepeye doğru bir hiyerarşi zinciri vardır. Bu sistem binlerce yıllardır kullanılan bir sistem olmasına rağmen ülkemizdeki etkinliği 18.yy da kendini göstermeye başlamıştır. Etkinliğini göstermeden önce 100-200 yıl kadar bir kuluçka süresi olması gerekir ki bu tarih o zaman ortalama 1600 yılları bulacaktır. Bu konu hakkında daha detaylı yazıyı ilerleyen bölümlerde göreceksiniz.

Sistem esası itibari ile en tepede uzun süre boyunca İngiltere Locası tarafından yönetilmiştir. Sermayedar sınıfın en tepesi Yahudi kitle tarafından oluşmaktadır. Bu ailelere ileriki bölümlerde girdim ama tarih sahnesinden henüz çekilmemiş olan, İngiltere’yi yöneten, Amerika’yı da kan bağları ile içeriden domine etmiş olan İngiliz Kraliyet ailesi bu sistemin en tepesindedir. Zaten kendileri İskoç Locasının manevi lideridir. Yani sistemin en tepesi şu an İngiltere Kraliçesi’dir ve kısacası zat-ı ali dünyayı yönetmektedir.

Tabi bu noktada bilinmesi gereken ekstra bir durum daha vardır. Firavun da hiçbir zaman “Amon” rahiplerinden bağımsız olamamıştır. Gerekirse başkaldırıları, ayak oyunları ile indirilmelerden, suikast girişimlerinden, zehirlenmelere kadar geniş bir alana yayılan komplolara maruz kalmışlardır. Yani karanlık okültistlerde en az bu aile kadar önemlidir. Bu kurumların adlarını ve çalış şekillerini daha aşağıdaki bölümlerde vereceğim. “İngiliz Kraliyet Ailesi Ve Masonluk” ve “Yahudiliğin kökeni nedir? Hz. Musa kimdir? Tevrat tahrip edildi mi?” bölümleri bu konuda sizi daha çok aydınlatmaya çalışacaktır.

Bu yüzden İsrail Locası’nda bulunan Sanhedrin’ler sistemin en üst düzey ruhban sınıfıdır. Bu dinin yürütücüleri ve okültistleri de onlardır (70 üst düzey haham) ki bu Babil’de de 70 üst düzey rahip devlet yönetimini elinde bulundurduğunu unutmamak lazımdır. Bu bağlamda sistemin kökeninin Orta Çağ “Duvar Usta”lığından çok daha eskilerde yatmaktadır. Babil’in varlığı M.Ö 3000’lere kadar gitmektedir. Tabi Babil’in beslendiği aynı yapı ile yönetilen Sümer’leri de bu işe katılabilinir. Fakat M.Ö. 5000’lere kadar uzandığı iddia edilen Mısır tarihi, son bulunan kalıntılarla M.Ö. 10000’lere kadar uzandığı ortaya çıkmıştı. Yani isim değil de özü itibari ile 10000 yıldan daha eski bir öğretidir.

One thought on “MASON LOCALARI ve MASONLUK

  1. SATANİZMİN ÖĞRETİSİ&KİTABI KABALA….KABALA=KOVULMUŞ BAŞMELEK RAZİEL İN FRAVUN SOYUNA ÖĞRETTİĞİ ŞEYTANİ BÜYÜ İLMİDİR….MUSA YOLUNDAN DÖNEN %3 LÜK YAHUDİ KESİM BU ÖĞRETİYİ BIRAKAMAMIŞ VE BOYNUZLU İBLİSE TAPMA YOLUNU SEÇMİŞTİ…İLLUMİNATİNİN DÜNYAYI YÖNETME FORMÜLLERİ BU ÖĞRETİ SAYESİNDE BAŞARIYA ULAŞIYOR….MASONLUK…..İLLUMİNATİ….V.S. YAN KURULUŞLARI=MEZHEPLERİ…..!!!!!!!!!!!!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s